Utangaçlıkla Nasıl Baş Edilir?

Utangaçlık hoş olmayan ve rahatsız edici duygulardan biridir. Bu duygu insana psikolojik rahatsızlıkla birlikte aynı zamanda fiziksel rahatsızlık da verir. Utangaçlık hisseder etmez bir anda göğsümüzde yaranan ağırlığı, ateş basmasını ve yanaklarımızın kızarmasını, ellerimizin buz kesmesini ve aynı anda terlemesini, kalp atışlarımızın hızlanmasını, fiziksel rahatsızlığa örnek olarak verebiliriz. Psikolojik rahatsızlık ise, rezil olmuş gibi his etmek, herkesin o an odak noktasının siz olduğunu düşünmek ve herkesin sizin hakkınızda kötü şeyler düşündüğünü sanmak…

Bu duygu doğuştan gelen bir duygu değildir ve insanın yaşadığı yer ve sosyal çevresiyle doğrudan ilişkilidir. Yani örneğin, bir ülkede çıplak gezmek normalken başka bir ülkede bu utanç verici bir durumdur.

Bir çok insan utangaçlık duygusuyla suçluluk duygusunu benzetmekte. Fakat bu duygular arasında bir çok fark mevcuttur. Utangaçlık duygusu yaranan utanç verici bir olayda hissedilir ve üzerinden yıllar geçse de o olayı hatırladığımızda bu duyguyu aynı yoğunlukta yaşayabiliriz. Suçluluk duygusunda ise bu böyle değildir.

Peki neden bu duyguyu hissederiz ve bundan nasıl kurtuluruz?

Utangaçlık duygusu bir nedenden dolayı ortaya çıkabilir. En çok görülen nedenler:

  • Özgüven eksikliği
  • Kendini kıyaslama
  • Kendi beklentilerini karşılayamama korkusu
  • Başka insanların beklentilerini karşılayamama korkusu
  • Özel alana beklenmedik bir anda birinin girişi
  • İsteklerin karşılanmaması

Şimdi bu nedenlere daha yakından bakalım.

Utangaçlık hissi kişinin özgüveniyle çok ilişkilidir. Bu yüzden bu hissle beraber kendinize karşı öfke hissedebilir ve aynı zamanda beceriksiz birisi olduğunuzu düşünerek kendinizi diğerlerinden aşağı görebilirsiniz. Özgüveni olmayan biri diğer insanların düşüncelerini kendi düşüncesinden daha önemli ve doğru gördüğü için küçük bir yanlışta yada hatada hemen utanç hisseder. Buna sebep olan şey  etrafındaki insanların sürekli olarak onun hakkında kötü şeyler düşüneceğini sanmasıdır. Örneğin; Biri, tanıdığının önünde takılıp düşüyor ve bu yüzden çok utanıyor. Üzerinden yıllar bile geçse bu durum aklına geldiğinde aynı şekilde utanıyor. Utanmasına neden olan şey düşmesi değil önündeki insanın düşüncesi.  Sonuçta hiçbirimiz evde yalnızken düştüğümüzü hatırladığımızda utanmıyoruz. Buysa özgüven eksikliğine işaret ediyor, çünkü karşısındaki insanın düşüncesini aşırı çok önemsiyor ve yıllar bile geçse o adamın bunu düşünerek güldüğünü sanıyor. Özgüveni yüksek biri, tanıdığı birinin yanında düşerse, bu duruma kendisi de güler yada ayağa kalkarak ”olur böyle şeyler” diyerek bu durumu kısa bir sürede unutur. Çünkü kendi düşüncesini karşısındakinin düşüncesinden üstün tutar. 

Utangaçlık duygusu aynı zamanda kıyaslama sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Her bir insan kafasında kendinin en iyi versiyonunu hayal eder ve ona benzemeye çalışır. Örneğin; ben , bakımlı , özgüvenli, güçlü ve kimseye bağımlı olmayan biri olmak istiyorum. Hayal edilen ”Benlik” kavramı ile gerçekte olan ”Benlik” kavramı her zaman aynı olmaz ve bu normal bir şey. Fakat bazılarımız bu iki durumu kıyasladıktan sonra utangaçlık duygusuyla karşılaşabilir. Yani biz ilk olarak ortamı gözlemliyoruz ve bu ortamda kendimizi nasıl göstermek istediğimizi hayal ediyoruz. Daha sonraysa gerçekte bunu uyguluyoruz ama tam da hayal ettiğimiz gibi olmuyor. Beynimiz bu iki durumu kıyaslıyor ve sonuç olarak kendimizden ve hareketlerimizden utanç duyuyoruz. Örneğin siz bir kişiyle arkadaş olmak istiyorsunuz ve bunun için ona yaklaşarak kendinizi tanıtmanız gerekiyor. Siz ona yaklaşarak özgüvenli hareketlerle, hafif şakalarla kendinizi ,sempatik biri olarak, tanıtıp arkadaş olmayı planlıyorsunuz ama gerçekte yaklaştıktan sonra utangaç tavırlarla istemediğiniz bir şekilde kendinizi tanıtıyorsunuz. Hayal ve gerçeği kıyasladıktan sonraysa kendinize karşı utanç hissediyorsunuz ve o kişinin yüzüne bakmakta artık zorluk çekiyorsunuz. Buna bir takım, kendini ifade etmekte çekilen zorluk da diyebiliriz.

Bu duygu aynı zamanda korkuyla da ilişkilidir. Kendi beklentilerini karşılayamama korkusu ve başkalarının beklentilerini karşılayamama korkusu gibi. Başkalarının beklentilerini karşılamama, genel olarak kural olarak dayatılan değerlerin ve normların olduğu yerde yaşayan kişide görülür ve kişi diğerlerine uymama korkusu yaşar. Bu tür bir yerde yaşayan kişi,  diğer insanların ‘normal’ olarak görmediği bir hareketi yerine getirdikten sonra diğerlerinin beklentilerini karşılamadı diye utanç his edebilir. Örneğin, bir genç kızın sevgilisinin olması bir çok yerde normal karşılanırken bazı yerlerde bu pek hoş karşılanmayan bir şeydir. Yanı sevgilisi olan genç kız bu durumda utanç his etmeye başlar çünkü diğerlerinin ondan beklentisi bu değildir.

Aynı zamanda istekleri karşılayamama (insanın kendi istekleri yada etrafındakilerin ona dayattığı istekler) ve özel alana birinin beklenilmedik girişi de utanca neden olan etkenlerdir ( Sizin için çok özel olan bir bilgini başkasının öğrenmesi gibi) .

Utangaçlığın belirtileri:

Kendi hareketlerinde sürekli olarak negatif durumları fark eder ve onlara odaklanır. Gergin anlarda onda utanç his ettiren davranışı yada durumu gözünde büyütür ve başkalarının da buna odaklanarak onu eleştirdiğini düşünür. Aynı zamanda kendi utancını saklamaya çalışır , çünkü başkalarının onun utandığını fark etmesinden rahatsız olur. Bunu bir zayıflık belirtisi olarak görür ve utanılacak bir durum olduğunu düşünür. Diğer insanları kendinden daha üstün olarak gördüğünden onlara yararlı bir şey katmayacağını düşünür ve onlarda her hangi bir duygusal etkiye sebep olacak bir harekette bulunmaktan korkar.

  • Sesin titremesi ve ses tonunda yaşanan anı değişiklikler.
  • Kişinin kızarması ve elinin terlemesi.
  • Kalp atışlarının hızlanması.
  • Sürekli olarak yere bakma.
  • İnsanların onu daha az fark edebileceği bir yerde oturmak yada gezmek.
  • Sürekli ağzının kuruması.
  • Ani olarak kendini koruma refleksi. Karşısındakine agresif çıkışlarda bulunmak.
  • Her konuda karşısındakiyle aynı fikirde olduğunu göstermek. Çünkü karşısındakini kendinden daha üstün görür.

Bu duyguyla nasıl baş edilir? Pek hoş olmayan ve rahatsız edici bu duyguyu sık sık yaşamak bir yerden sonra insanı sıkmaya başlar.

  1. İlk olarak yapmanız gereken şey, utandığınız durumu analiz etmek. Çok utandığınız anları hatırlayın ve olayda sizi en çok neyin utandırdığını anlamaya çalışın. Bu tür durumlarda neler his ettiğinizi ayrıntılı bir şekilde kendinize anlatın ve utanmanıza neden olan şeyin sizin kendi düşünceleriniz yüzünden mi yoksa diğerleri tarafından dayatılan değerler yüzünden mi ortaya çıktığını anlamaya çalışın. Kafanızda kurduğunuz o mükemmel ”benlik” kavramını analiz edin ve gerçektende ona benzemeye mecbur musunuz diye düşünün.
  2. Özgüveninizi yükseltin. Bunun için özgüven ile ilgili makalemize göz atabilirsiniz. Ve şunu da unutmayın ki biz kendimize karşı diğerlerinden daha çok eleştirel yaklaşırız ve diğerlerinin de bize karşı bu şekilde yaklaştığını düşünürüz. Fakat bu böyle değildir ve herkesin odak noktası sadece kendisidir.
  3. Yaptıklarınızla ve becerilerinizle gurur duyun. Utanmayı durdurmak için kendinizle gurur duymanız gerekiyor. Herkesin kendine has becerileri ve ilgi alanı vardır. Diğer insanların becerilerini kendinizinkinden üstün görüp kendi becerilerinizi küçümsemeniz çok yanlış bir harekettir ve sürekli olarak kendinize karşı utanç duymanıza neden olur. Hayatınızda gurur duya bileceğiniz anıları hatırlayın ve onları bir yere yazarak toplayın. Gurur duyulacak şeyler mutlaka büyük şeyler olacak diye bir kural yok ve aklınıza gelen tüm küçük başarılarınızı yazabilirsiniz. Bu şekilde aslında boş biri olmadığınızı ve diğerlerini kendinizden üstün görmek için hiçbir nedeninizin olmadığını fark edeceksiniz. 
  4. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Kendinizi gereksiz bir şekilde başkalarıyla kıyaslamayı durdurun. Bu kıyaslama sonucu his edeceğiniz kıskançlıkla beraber kendinizi daha başarısız ve zayıf görerek utanç his edeceksiniz. Ama herkesin farklı olduğunu unutuyorsunuz. Bir kişi bazı şeyleri sizden daha iyi yapabilir ve bu çok normal bir şey. Sizin de diğerlerinden daha iyi yapabileceğiniz şeylerin olduğundan emin olabilirsiniz. Kendinizi diğerleriyle kıyaslamaya zaman harcamayın bunun yerine kendinizi geliştirmeye çalışın. Kendiniz için yaşayın.
  5. Başarısız olduğunuz durumlara karşı olgun davranın. Komik yada hoş olmayan durumlara düşen tek insan siz değilsiniz ve bu gayet normal bir durum. Karşınızda birinin komik bir duruma düştüğünü ve onun çok utandığını düşünün. Bu durumda o insana karşı tepkiniz ne olurdu? Büyük ihtimalle böyle şeylerin olabileceğini söyleyerek onu sakinleştirmeye çalışırdınız. Peki neden kendinize karşı bu kadar acımasızsınız ve neden kendinize karşıda aynı şeyi yapmıyorsunuz?

Başarısız olmanız sizin beceriksiz olduğunuzu göstermez. Bu durum sizin başarısız olduğunuz alanda nasıl davranmamanız gerektiğini gösterir ve bu konuda daha da bilgili olmanızı sağlar.

Kendinize karşı yaptığınız yanlışları affederek onların sizden ayrılmasını sağlayın. Aynı zamanda diğerlerinin ize karşı yaptığı yanlışları da affedin. Bu yanlışları ve kalp kırıklıklarını kendinizle taşımanız sizin hayattan zevk almanızı ve rahat yaşamanızı zorlaştırır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir