Patolojik Narsisizm Nedir? Belirtleri Nelerdir?

Narsist kişilik bozukluğu, kişinin kendini diğerlerinden üstün görmesi, özel bir pozisyona sahip olduğunu düşünmesi, kendi yeteneklerini ve başarılarını abartılı bir şekilde anlatması ve empati duygusundan yoksun olması gibi temel özellikleri olan bir kişilik bozukluğudur. 

Narsist kişilik bozukluğunun da diğer kişilik bozuklukları gibi düşük dereceli ve yüksek dereceli halleri mevcuttur ve en tehlikeli derecede Patolojik Narsisizm yer almaktadır. Yani her insanda yer alan sağlam ve zararsız narsisizm olduğu gibi anormal bir derecede çok gelişmiş ve zararlı olan narsisizm de söz konusudur ve bunun adı Patolojik Narsisizmdir.

Bazı araştırmalar da, her insanda düşük derecede narsistliğin olduğunu iddia ediyor. Bu fenomeni ilk araştıranlardan biri olan nörolog ve psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud da bu iddianı doğruluyor. O narsistliğin düşük derecesinin her insanda bulunduğunu ve olumsuz koşullarda düşük dereceli narsistliğin giderek büyüdüğünü ve zor bir hal aldığını düşünüyor. 

Peki Patolojik Narsism nedir ve karşımızdaki kişinin narsist kişilik bozukluğuna sahip olup olmadığını nasıl anlarız? 

İlk olarak genel bir şekilde belirtilerine bakalım:

  • Aşırı derecede kendini beğenmişlik.
  • Sürekli olarak başarılı olduğu durumları düşünmesi yada diğer insanlara bildirmesi.
  • Özel haklara sahip olduğunu sanması ve kuralların sadece diğer insanlar için oluğunu düşünmesi.
  • Sürekli olarak övgüye aç olması.
  • Diğer insanlara karşı hep egolu davranış sergilemesi. ”Çünkü tüm insanlar ondan daha aşağı”.
  • Empati becerisinin olmaması.
  • Diğer insanları hep kıskanması ve aynı zamanda herkesin onu kıskandığını düşünmesi.
  • Herkese ona borçluymuş gibi davranması.

Narsistler hep ben odaklı düşünürler ve gözleri kendileri dışında kimseyi görmez. İnanılmaz yetenekleri olduğunu ve aşırı bilgili biri olduğunu düşünürler.Bu tür insanlar kendilerini bu şekilde gösterseler de yakından baktığımızda içinin boş olduğunu ve hiçbir yeteneği olmadığını görürüz.

İnsanların ona övgü yağdırmasına, onu kıskanmasına ve hayran bakışlarla bakmasına bayılır ve bununla beslenir. Bu yüzden insanların düşüncelerinden aslı olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda diğerlerinin onun hakkında olan düşüncelerini ve hislerini kontrol etme çabası içindedir. Diğer insanların ona hayran dolu bakışlarla bakması için giyimine, nasıl göründüğüne ve konuşmasına çok dikkat eder. Bu sebepten dolayı narsist insanlar ilk bakışta çok hoşumuza gitse de zamanla bir şeylerin ters gittiğini fark ederiz.

Diğer insanlarla ilişkisine bakarsak çok talep edici olduğunu, sürekli olarak konunun ”ben” olduğunu ve karşı taraftan hep övgü beklediğini görürüz.

Etrafındaki insanları hep aşağılamaya ve küçümsemeye çalışır. Bunu diğer insanların ondan daha aşağı olduğunu göstermek için yapar ve bundan zevk alır. Eğer bir yakının zayıf noktasını biliyorsa bunu onu küçük düşürmek için kullanacağından emin olabilirsiniz

Patolojik narsist etrafındaki insanlara karşı empati kuramaz ama bunu onlardan talep eder. Kendini en iyi olarak görmektedir ve kendine aşıktır. Bu tür insanların hiçbir zaman gerçek arkadaşları olamaz. Konuştuğu ve ”arkadaş” dediği kişileri sadece kendi istekleri ve ihtiyaçları için kullanır.

Kendi ihtiyaçları ve hedeflerine ulaşmak içinse manipülasyon yöntemlerini kullanır. Eğer karşı taraftan istediklerini kendi ”güzelliği ve yeteneği” sayesinde alamazsa o zaman karşısındakine çok ince bir şekilde manipülasyon uygulamaya çalışır.En sık uyguladığı yöntem ise Gaslighting yöntemidir ( psikolojik baskı yoluyla kişinin kendi gerçekliğinden, algı ve hafızasından şüphe duymasını sağlamak. Örn; Bana bunu dediğini gerçekten de hatırlamıyor musun?, Şuan yalan söylüyorsun ve her şeyi kendin uydurdun! tarzı cümlelerle)

İstediğini alamayan bir narsist agresif tavırlar sergilemeye ve aşağılayıcı kelimeler kullanmaya başlar. Hatta hiç suçunuz yokken kendinizi bir anda suçlu konumunda bulabilirisiniz. Ne olursa olsun hep haklı olduğunu düşünen narsist durumu kendi lehine çevirmenin bir yolunu kolaylıkla bulur.

Genel olarak statü bakımından ondan üstün olan kişilerle yakınlık kurmaya ve o kişiler sayesinde istediklerini elde etmeye çalışır.

Patalojik Narsisizmin nedenleri:

Narsizm genel olarak aileden gelir ve bunda anneyle baba çok büyük bir rol oynar. Narsizm çocuklukta iki şekilde yaranabilir;

1.Her çocuk annesi ve babası tarafından gereken dikkati ve hayranlığı görmelidir. Çocuk koşarak annesine yada babasına çizdiği bir resmi gösteriyorsa ve ” Anne bak ne yaptım” diyorsa o zaman annesi resme hayran dolu bakışlarla bakmalı ve kızını övmelidir. Aksi taktirde dikkate ve övgüye aç kalmış çocuk narsist bireye dönüşerek açlığını yukarıda yazıldığı gibi doyurmaya çalışabilir. 

Bir psikoloğun narsist bir anneyle yaşadığına bakarak bu durumu daha iyi anlayabiliriz. Narsist anne çocuğunu psikoloğa getirerek onun garip olduğunu söylüyor ve yardım istiyor. Her psikolog çocuktan önce anne ve babayla konuşarak durumu daha iyi anlamaya çalışır. Anneyle konuşan psikolog sorunun çocukta değil annede olduğunu gördü ve annede narsistik kişilik bozukluğu belirtilerini fark etti. Anneyle konuşan uzman biraz daha derine gittiğinde kadının babasıyla ilgili bir sorunun olduğunu fark ediyor. Babası onu çocukken babaannesine vererek terk etmiş ve terk etmeden önce ona ” Eğer yeteri kadar  akıllı ve güzel olsaydın baban olurdum” demiş. Bu acıyla büyüyen kadın herkese onun güzel ve akıllı biri olduğunu kanıtlama isteğiyle narsist bireye dönüşmüş.

Bir narsist hiç bir zaman onda bir kişilik bozukluğu olduğunu düşünmez ve bu yüzdende asla psikolojik yardıma ihtiyaç duymaz. Baktığımız durumda ise narsist sorunun çocuğunda olduğunu düşünerek psikoloğa gelmiş durumda.  Yani sorunu kendilerinden başka herkeste görürler.

2.İkinci neden ise birincinin tam tersi. Anneyle baba çocuğunu aşırı çok ilgiye ve övgüye boğuyor. Çocuk bir şey yapmasa bile övülüyor. Yani övgünün hak edilmesi gerekmediğini ve ne yaparsa yapsın övüleceğini ve ilgi göreceğini düşünmeye başlıyor. Artık altına yaptı diye , bir şeyi kırdı diye bile övgü görüyor ve ne yaparsa yapsın ilgiyi hak ettiğini sanıyor. Çocuk büyüyüp ailesinden ayrıldıktan sonra diğer insanlardan da aynı ilgiyi göreceğini sanıyor ve kendini herkesten üstün görüyor. Yani anne ve baba anormal derecede olan övgüleri sonucu narsistik kişilik bozukluğu olan bir birey büyütüyor.

Narsist kişilik bozukluğunu iyileştirmek çok zordur, çünkü ilk olarak kişi kendisi bunu istemelidir. Bu kişilik bozukluğunda ise kişi asla onda bir sorunun olmadığını düşünür ve her türlü yardımı geri çevirir. Etrafınızda bu tarz kişiler varsa onlara özel bilgileriniz anlatmamaya dikkat edin, çünkü bunu sizin aleyhinize kullanabilirler (örneğin manipüle ederken) ve onlardan uzak durmaya çalışın. 

Narsist kişilik bozukluğu olan ve üstüne bide iyi bir statüye sahip olan birinin nasıl davranışlar sergilediğini görmek istiyorsanız ”The Devil Wears Prada” filmini izleyebilirsiniz. Bu filmde ünlü bir derginin editörü olan Miranda Prisestlyinin davranışlarında yukarıda” genel belirtiler” olarak bildirdiğimiz semptomları fark edeceksiniz. Aşırı özgüvenli olan, kendine ve başarılarına aşık, asla empati becerisi olmayan, işçilerini aşağılayıcı davranışları ve özel haklara sahip olduğunu düşünen davranışları ile tam bir Patalojik Narsism örneği olarak verilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir