Korku ve Kaygılarımı Nasıl Yenebilirim?

Korku ve kaygı hissi bize atalarımızdan kalan bir miras. Çok eski zamanlarda atalarımız zehirli bitkiler,
yırtıcı hayvanlar ve açlık riskiyle yaşıyorlardı. Bu durumda korku ve kaygı hissi onların bir çok kez
hayatını kurtarmış ve hayatta kalmalarına yardımcı olmuştur. Ama şimdi bizim hayatımızda böyle
tehlikeler yok. Korku ve kaygı rahat yaşamamızı engelliyor ve kendimize kötü hissettiriyor.
Korku bizi yaklaşan tehlike hakkında uyaran önemli bir duygudur. Genelde tehlikenin yaklaştığı zaman
hissedilir ve aniden gelir. Tehlike gittikten sonra, korku hissi de onunla birlikte gider. Kaygı ise
korkudan farklı olarak belirsiz zamanlarda ortaya çıkar ve bizi her yerde takip eder. Tehlikenin olup
olmaması önemli değil. Gergin kalmamızı ve rahatsız hissetmemizi sağlar. Acaba üniversiteyi kazanabilecek miyim? Yeterince para kazanabilecek miyim? Yakınlarıma bir şey olursa ne yaparım? İşlerim yolunda gidecek mi? vs. tarzı sorular kafamızın içini doldurarak bize rahat vermez.
İlk olarak şunu anlamalıyız ki, korku ve kaygı çekmeniz korktuğunuz şeyin başınıza gelmesini hiçbir
şekilde engellemez. Bu sadece sinir sisteminizi kötü etkiler ve rahat, konforlu bir hayat sürmenize engel
olur. Peki korkularımız ve kaygılarımızdan nasıl kurtulabiliriz?

1. Her şeyi kontrol altına almaya çalışmayın.

Korku ve kaygılarımızın sebebi çoğu zaman her şeyi kontrol
etme çabalarımızdan doğar. Her şeyi kontrolümüz altına almaya ve hayatımızın istediğimiz
şekilde ilerlemesini sağlamaya çalışırız. Hatta bazıları her şeyin kontrolü altında olduğunu hissetmek için
bazı alışkanlıklar edinirler. Örneğin kapıdan içeri girdikten sonra ışığı iki kere açıp kapama gibi.
Böylelikle insan biraz da olsa rahatlar ve her şeyin kontrol altında olduğunu hisseder. Biz Tanrı değiliz ve
her şeyi kontrolümüz altında tutamayız. Eğer korktuğunuz şey gerçekleşirse bile bu sizin suçunuz
olmayacaktır. Her şeyi kontrol altına alma çabanız sizi olacaklardan kurtarmaz, çünkü bir şeyin olacağı
varsa o zaten olur. Bu çabanız sizi yormaktan ve gergin kalmanızı sağlamaktan başka bir işe yaramaz.
Kaygının ve yeniden her şeyi kontrol altına alma isteğinin size yaklaştığını his ederseniz kendinize” Ben
Tanrı değilim ve her şeyi kontrol edemem” diyin ve sakin olmaya çalışın.

2.Çözüm düşünün.

Korktuğunuz şey her neyse onun yaşandığını ve böyle bir durumda ne yapacağınızı
düşünün. Çoğu zaman kaygımızın ve korkumuzun nedeni çözümün ne olduğunu bilmemek ve
korktuğunuz durum yaşanırsa ne yapacağınızı bilmemekten kaynaklanır. O zaman, o durumun
yaşandığını düşünün ve çözüm arayın. Örneğin kocanızın sizi aldatmasından korkuyorsanız aldattığını
düşünün. Böyle bir durumda ne yaparsınız? Ya boşanırsınız ya da onunla ciddi bir konuşma yapıp onu
affedersiniz. Bu belki size stres yaşatacaktır ama çözümü bulduktan sonra ve ya bulamadıktan sonra
bile biraz da olsa rahatlayacağınızı hissedeceksiniz. Eğer bir sorunun çözümü varsa neden kaygı ve
korku yaşayalım, eğer bir sorunun çözümü yoksa bile neden kaygı ve korku çekelim? Her iki durumda da
bu hisler bize hiç bir şekilde yardımcı olmazlar.

3.Korkunuzu kendinizden saklamaya çalışmayın.

Bazen neden korktuğumuzu dile bile getiremeyiz ve
kendi içimizde bir yerlere saklayıp aldırmamaya çalışarak ondan kurtulmaya çalışırız. Korku ve kaygının
azalmasını sağlamak için korktuğumuz şeyi kendimize itiraf etmeliyiz. Bunu yazmak özellikle daha da
yardımcı olacaktır. Bir kağıt ve kalem alın korkunuzu nasıl hissettiğinizi, ne zamanlar ortaya çıktığını,
neden sonra yarandığını ne zamanlar azaldığını hepsini yazın. Böylelikle korkunuzu daha iyi
tanıyacaksınız. Belki de korkunuzla daha öncede karşılaşmışsınızdır ama belirli şeylerden sonra yok
olmuştur. Yani korkunuz belki de hayatınıza ilk defa uğramıyordur. Bu da onu yenmenizde yardımcı
olacaktır.

4.Her şey yolundaymış gibi davranın.

Bilinçaltıyla bedenimizin bağlantılı olduğunu herkes biliyor.
Bedenimiz bilinçaltının verdiği sinyallere göre hareket ediyor. Ama bunun tam tersini de yapabiliriz.
Her şey yolundayken bir anda bilinçaltımız bize kaygı ve korku sinyalleri vermeye başlıyor ve biz
kendimizi hemen kötü hissediyoruz. Keyfimiz kaçıyor, yüzümüz düşüyor. Ama bilinçaltını kandırarak
korkuyu ve kaygıyı azaltabilirsiniz. Keyfiniz yerindeymiş gibi, hiç bir şeyden korkmuyormuş ve kaygı
hissetmiyormuş gibi davranın. İnsanlarla konuşun, gülün, kahkaha atın, dans edin, zıplayın ne
kadar mutlu olduğunuzu anlatın ve bir anda keyfinizin gerçekten de yerine geldiğini fark edeceksiniz.

5. Hep bir şeylerle uğraşın.

Yalnız başına oturup düşüncelere dalmamaya çalışın. Ne kadar çok  bir şey
yapmadan oturup düşünürsek, o kadar çok kötü düşünceler etrafımızı sarar ve kaygılanmamıza neden
olur. O yüzden etrafınızda birileri varsa onlarla sohbet edin, arkadaşlarınızla sinemaya gidin, yeni hobiler
edinin. Boş kalmamaya çalışın. Böylelikle kaygı ve korku için zamanınız bile kalmayacak.

6.Tüm insanlar bir şeyden korkar.

Korku ve kaygı yaşadığımızda hiç kimsenin bizim gibi hissetmediğini ve hiç kimsenin bizi anlayamayacağını düşünürüz. Ama bu böyle değildir. Etrafımızda aynı bizim korkuları ve kaygıları olmayan insanlar ola bilir. Örneğin hasta olmaktan korkuyorsunuz ama etrafınızda böyle korkusu olan biri yok ve hatta bu korkunuzu garip bulan insanlar bile ola bilir bu normal bir şey. Dünyada tam 7 milyar insan var ve tabii ki, de aynı sizin korkularınızdan milyonlarca insanda var bundan emin ola bilirsiniz. Korkularınızdan utanmanıza gerek yok veya da korkularınız yüzünden tuhaf biri
olduğunuzu düşünmenize gerek yok. Eğer sizinle aynı korkuları olan birilerini bulup onunla konuşursanız
ve birilerinin sizi anladığını hissederseniz, o korkuyu yenmek sizin için daha kolay olacaktır.

7. Şimdiki zamanda yaşayın.

Korkarak yaşıyorsanız yalnızca hayatı seydersiniz - Nietzsche

Eğer gelecek kaygısı çekiyorsanız ve ‘acaba gelecekte her şey istediğim
gibi olacak mı?’ diye düşünüyorsanız o zaman bunu durdurmaya çalışın. Sisli ve görünmeyen geleceğe
bakmaya çalışıp şimdiki zamanımızı boşa harcamak yerine, apaydın gözüken şimdiki zamanımızı iyi bir
şekilde değerlendirirsek sizce de daha iyi olmaz mı? ” Gelecekte bir şeyler istemediğim gibi gide bilir” diye
düşünmek sizi sadece psikolojik anlamda yoracaktır. Ya da tam tersine geçmişte yaşanmış olan şeyleri düşünüp kendinize Çin işkencesi çektiriyorsanız şunu anlamanız gerekiyor ki, herkes hata yapar ve herkesin hayatında bir şeyler yolunda gitmeyebilir. Altından bile değerli olan bu zamanınızı geçmişteki değiştiremeyeceğiniz şeylere harcamayın. Geçmişteki olayları düşünmeye başladığınızı fark ettiğiniz an kendinize şu soruyu sorun ”Bu bana herhangi bir şekilde yardım ediyor mu yada geçmişte olan şeylere etki ediyor mu?” Sizin geçmiş için yapa bileceğiniz tek şey ona teşekkür etmek. Çünkü her ne olduysa olsun, şu an sizin siz olmanızı sağladı. Geçmişinize ve geçmişteki size teşekkür edin ve yolunuza devam edin.

8. Rahatlayın ve nefes alın.

Kaygının ve korkunun sizi özleyip uğramaya karar verdiği an kendinizi rahatlatmaya ve bedeninizin her yerini hissetmeye çalışın. İlk ayaklarınızdan başlayın ve el parmak uçlarınıza kadar, sonraysa boynunuzun arkasını ve belinizi hissetmeye çalışın. Derinden nefes aldıktan sonra nefesinizi düzenli tutun ve nefes alıp vermenize odaklanın.

9. Meditasyon yapın.

Düzenli bir şekilde meditasyon yapmak her şeye başka gözle bakmanıza, dünyada
hiç bir şeyin mükemmel olmadığını anlamanıza, negatif düşüncelerden arınmanıza, sakin olmanıza ve
tabii ki de korkunun, kaygının hayatınızda önemli bir rol oynamadığını anlamanıza yardımcı olacaktır.
Eğer korku ve kaygı sizi çok rahatsız etmeye başladıysa bunu psikologa danışmanız size yardımcı ola
bilir. Bunu yenmeniz için kendinizde fark edemediğiniz şeyleri fark etmenize yardımcı ola bilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir