Geçmişten Günümüze Kullanılan Saatler

Şimdiki zamanda insanlar gününü saatsiz düşünemiyor ve sık sık saati kontrol etme gereksinimi duyuyor. Peki eski zamanlarda saati keşfetmeden önce insanların nasıl bir zaman anlayışına sahip oldukları hakkında düşündünüz mü hiç ? 

İnsanlar tarımla ilgilenmeye başladıklarında, ne zaman ekmeleri ve ne zaman hasadı toplamaları gerektiğini anlamak için zamanı belirlemeye ihtiyaç duymuşlardır. İlk başlarda bunu mevsimlerle anlamaya çalıştılar. Hava ısındığında ekmeye, soğuduğunda ise yetişen hasatları toplamaya başlayan insanlar ne kadar zaman geçtiğini de anlamaya başlamışlardı. Hatta o zamanlar ”yaşın kaç” sorusuna ”18 kış” tarzı cevaplar da veriliyordu.

Her bölgenin kendi zaman anlayışı vardı. Çinlilerde, Mısırlılarda, Romalılarda ve diğer ülkelerde farklı zaman ölçümleri bulunuyordu. Örneğin Mısırda bir yılın tamamlandığını her yıl taşan Nil’in taşması ile anlıyorlar, Çin’de ise zamanı her yeni gelen İmparatorla ölçüyorlardı. Yani anlayacağınız  her ülke, zamanı sahip oldukları çarpıcı bir olayla ölçmeye çalışıyordu.

Daha sonralar ise  tüm dünya aynı zaman ölçümüne sahip olsun diye insanlar aynı anda başlayacak bir yıl sayımına başladılar. Hristiyan ülkeler Tanrının oğlu olduğuna inandıkları İsa’nın doğum yılından, Müslüman ülkeler ise son Peygamberleri olan Muhammedin doğum yılından itibaren yıl sayımına başladı.

Peki saatin kaç olduğunu anlamak için ne yaptılar? Tarihte ilk saatler güneş, su ve kum saatleri oldu.

Güneş saati.

Saatin kaç olduğunu güneşle anlamaya çalışan Mısırlılar güneş saatini icat ettiler. Yuvarlak ve pürüzsüz yüzeyi olan saatin ortasında bir çubuk bulunmaktaydı. Güneşin yer değiştirmesiyle birlikte çubuğun gölgesi de değişiyordu ve böylelikle saatin kaç olduğu anlaşılıyordu. O zamanlar saati anlamak için çok kullanışlı bir yöntem olsa da güneşli olmayan günlerde kullanılamıyor ve bazende zamanı yanlış göstere biliyordu. Dünyanın yuvarlak olması yüzünden saat sadece belirli yerlerde zamanı doğru göstere biliyordu.

Su saati.

İki tür su saati bulunuyordu, tek çanaklı ve iki çanaklı su saati. İki çanaktan oluşan su saatinde su birinden diğerine doluyordu. Tek çanakta ise çanağın üst kısmından doldurulan su alt tarafından akıyordu. Bu saatler saatin kaç olduğunu değil belirli zamandan itibaren ne kadar zaman geçtiğini gösteriyordu. Su saati sıklıkla mahkemelerde konuşan insanların ne kadar uzunlukta konuştuklarını anlamak için kullanılıyordu.

Kum saati.

Kum saatleri de su saatleri gibi belirli zamandan itibaren ne kadar zaman geçtiğini anlamak için kullanılıyordu. Bu saatin içindeki kum parçacıkları toz haline getiriliyordu. Bunun için mermer ve yumurta kabuğu tozu bile kullanıla biliyordu. 

Mekanik saatler.

Şimdiki zamanda da kullanılan mekanik saatler 13. yüz yılın sonlarına 14. yüz yılın başlarına doğru icat edildi. İlk icat edilen mekanik saatin üzerinde rakamlar yoktu ve belirli zamanlarda  sinyal vererek ne kadar zaman geçtiğini bildiriyordu. Bir süre sonra bu saatler sadece zaman gösteren bir alet olmaktan çıkarak bir sanat eseri haline gelmeye başladı. Bazı ustaların el işleri dünya çapında ün kazandı ve insanlar saati takı olarak kullanmaya başladı.

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir