Başkalarının Düşüncelerini Nasıl Umursamamalıyım?

Hepimiz adresimize gelen övgüleri, dikkati severiz ve diğer insanların bizim hakkımızda ne düşündükleriyle ilgileniriz. Bazen diğer insanların düşünceleri kendimizde birtakım eksikleri fark etmemizi sağlar ve bunları düzeltmeye çalışarak hep kendimizin en iyi versiyonu olmaya çalışırız. Bu tabii ki iyi bir şeydir. Fakat hep diğer insanların düşünceleriyle hareket ediyorsanız ve buna aşırı çok önem veriyorsanız bu bir sorun haline gelmeye başlar. Böyle bir durumda kendinizi, kendi düşüncelerinizi ve hayatınızı unutmuş bir halde, sadece diğer insanlar için yaşarken bulabilirsiniz. Bu hoş bir durum değildir ve rahat bir şekilde yaşamanıza engel olur .Ama size iyi bir haberim var bu durumu değiştirmek sizin elinizde ve hiç kimse sizi durduramaz.
Sürekli düşünmek ve gördüğü her şeyi yorumlamak insanın doğasında vardır. Yani insanların düşüncelerini durduramayız onlar hep yorumlarlar ve eleştirirler. Bizim ise onların hepsini dinleyip çok ciddiye almamız mantıklı bir hareket olmayacaktır. Dünyada 7 milyar insan var ve hepsi farklı düşünüyor. Şöyle düşünün sizin giyimde kendinize has bir tarzınız var ve biri gelip sizin tarzınızı eleştirerek ”Sana klasik giyim tarzı daha çok yakışırdı bence. Bu tarzını pek sevmiyorum” dedi. Eğer her eleştiriye çok önem verecek olursanız o zaman bu şekilde görünmeniz gerekiyor: Üzerinizde yırtık bol pantolon, klasik beyaz gömlek (erkekseniz kravatla birlikte), bir ayağınızda spor diğerinde klasik siyah ayakkabı, saçınızın bir yarısı pembe ve havalı diğer yarısıysa doğal saç renginiz ve örgü. Neden? Çünkü diğer insanlar öyle seviyor ve hepsinin hoşuna gitmeniz gerekiyor.Bu her durumda böyledir. O yüzden herkesin eleştirisini ciddiye almak gerçekten de gerekiyor mu diye düşünmek gerek. Bunu kolaylaştırmak için size bir kaç yöntem sunalım;

1. Kendinizi olduğunuz gibi sevin.

Kendinizi geliştirmeye çalışın ama değiştiremeyeceğiniz yanlarınızı kabullenin ve kendinizi olduğunuz gibi sevin. Diğer insanlar sizi sevsin diye başka biri olmaya çalışmayın. Eğer sizin beğenmediğiniz bir yanınız var ise, o zaman bunu düzeltin.Örneğin sinirlenince diğer insanların kalbini kırdığınızı düşünüyorsanız, o zaman sinirli olduğunuzda kendinizi nasıl sakinleştirebilirsiniz diye düşünün ve bir çözüm bulun. Ama sevmediğiniz ve değiştiremeyeceğiniz özelliğinizi kabullenmeye çalışın. Örneğin çok boyunuz çok uzun ve bunu sevmiyorsunuz. Eğer bunu kabullenip kendinizi olduğunuz gibi severseniz o zaman birinin gelip ” Çok uzunsun” demesi sizi üzmeyecektir. Çünkü bu sizi siz yapan bir özellik ve bunun için üzülmeniz çok mantıksız olacaktır.

2. Başkalarının düşünceleri onların sorunudur.

Umurumda Değil

Eğer biri gelip sakin bir şekilde size fikrini bildiriyorsa örneğin ”Bence yazdığın kompozisyonda burayı düzeltirsen daha iyi olur” diyor o zaman bu fikri daha iyi kompozisyon yazmak için kullana bilirsiniz. Ama eğer bunu bu şekilde diyor ise ”İğrenç bir kompozisyon asla güzel yazamayacaksın aptal” o zaman bunu önemsememek gerekir. Yani bir insanın sizi yardım etmek için mi eleştirdiğini yoksa sizi aşağılamak için mi eleştirdiğini anlamaya çalışın ve eğer ikincisi ise o zaman asla önemsemeyin.

Başkaları sizi kendi hayatlarına, geçmişlerine ve kişiliklerine dayanarak eleştirirler. Size karşı yapılan eleştirilerin birçoğu direk sizinle ilişkili değildir. Bunu anlamanız için şöyle bir örnek verelim: Ahmet adlı bir tatlıcı var ve bu tatlıcı pastalar,kurabiyeler pişirerek insanlara satıyor. Bir gün aklına güzel bir pasta tarifi geliyor ama insanlar beğenmez diye korktuğu için pişirmekten vazgeçiyor. Bir süre sonra bu fikir Mehmet adlı başka bir tatlıcının aklına geliyor ama o bu pasta tarifini yaparak insanlara satıyor. Bu pasta insanlar tarafından çok seviliyor. Bunu duyan Ahmet usta bu pastayı hazırlamaya cesaret edemediği için çok üzülüyor. Mehmet ustanın yanına giderek pastasını eleştirmeye başlıyor ve yeterince iyi olmadığını söyleyerek pastada eksik arıyor. Neden mi? Çünkü kendini sakinleştirmeye çalışıyor. Zaten yeterince iyi değilmiş , iyi ki ilk ben pişirmemişim diye düşünmek için elinden geleni yapıyor.Yani Mehmet ustayla ilgili birşey yoktur ortada ve bu sadece Ahmet ustanın kendini sakinleştirme çabalarıdır.

Diğerlerini sürekli eleştiren ve eleştirileriyle aşağılamaya çalışan insanların yüzde doksanı (90% )bunu öz güven eksikliği yüzünden yapıyor. Kendilerine daha iyi olduklarını kanıtlamak için herkesi eleştirme ihtiyacında bulunurlar. Böyle insanların düşüncelerini önemsemek mantıklı bir hareket olmayacaktır, çünkü zaten düşünceleri direk sizinle ilgili değildir ve bu tamamiyle onların kendileriyle olan sorunlarıdır. Kısacası başkasının eleştirisi, başkasının sorunudur.

3.Diğer insanlar büyük ihtimalle zaten sizin hakkınızda düşünmüyorlar bile.

 

Hayat çok kısa ve çok hızlı akıp gidiyor, insanlar ise yapmak istedikleri şeyleri yetiştirmeye çalışıyorlar. Bu durumda gerçekten de birilerinin oturup saatlerce sizin yaptıklarınızı ve sizin nasıl biri olduğunuzu düşündüğünü mü sanıyorsunuz? Biri sizin hakkınızda bir şeyler düşünse bile bu en fazla 2-3 dakika sürecektir ve sonra bunu unutarak kendi hayatına odaklanacaktır. Sizi gerçekten de düşünen ve sizin için endişelenen kişiler sadece sizin en yakınlarınızdır.

4.Eleştirisini kabul edeceğiniz sadece bir kaç kişi olsun.

Sadece gerçekten size yakın olan, sizi düşünen ve sizin için endişelenen insanların düşüncelerine önem verin . Her yoldan geçen benim hakkımda ne düşünüyor diye endişelenmek size zarar veren gereksiz bir endişedir.
Eleştiriyi yapan kişinin bu konuda uzman olup olmadığına bakın. Örneğin siz bir kitap yazıyorsunuz ve başarılı bir yazar bunu görerek kitabınızı yorumluyor.”Kitabının bu yanlarını çok sevdim ama ‘bu taraflarını’ düzeltirsen daha iyi olur” tarzı bir yorum yapıyor. Eleştiren kişinin bu konuda uzman olduğunu bildiğiniz için kitabı daha iyi bir kitap yapmak için onun eleştirisini dikkate alabilirsiniz. Ama hayatında sadece birkaç kitap okumuş kişi bu konuda bir yorum yaparsa bunu dikkate almak o kadar da iyi bir fikir olmayacaktır.

5.Diğerleri ne düşündü acaba diye düşünmeden önce aklınıza ünlü kişileri getirin.

Cem Yılmaz Eleştiri

Örneğin Millie Bobby Brown. Stranger Things dizisi sayesinde kendisini ve muhteşem oyunculuğunu çok başarılı bir şekilde insanlara göstermiştir. Çok sevilen bir oyuncu olmasına rağmen, tabii ki de onu sevmeyen bir kesim de söz konusudur. Onu sevmeyenler sürekli fotoğraflarının altına nefret dolu yorumlarını bırakıyorlar. Özellikle 16 yaşlı oyuncunun yaşından büyük giysiler giyip, makyaj yapması herkesin dikkatini çekiyor ve çoğu kişi bu konuda o kadar da iyimser olmayan yorumlarını fotoğraflarının altına yorum olarak bırakıyorlar. Kendi emeği ve becerileriyle başarı elde etmiş biri sizce oturup tüm gün yorumları okuyup ağlamakla mı meşgul? Yada ”Tarzımı sevmemişler hemen bir şeyler yapmalıyım” deyip hemen tarzını mı değiştirmeye çalışıyor? Tabii ki de hayır. Herkesin eleştirisine ve yorumuna önem verseydi, bir kaç yere ayrılmak zorunda kalırdı.

6.İnsanların düşünceleri siyah beyaz değildir.

Bazen sadece söyleye bileceğimiz tek bir yanlış kelimeyle ya da yapabileceğimiz yanlış bir hareketle insanların bizim hakkımızda tamamıyla kötü düşünmesine neden ola bileceğimizi düşünürüz. Fakat bu böyle değildir ve insanlar sizin hakkınızda sadece bir hareketinize dayanarak herhangi bir düşünce sahibi olmazlar. Eğer olan biri olursa o zaman bu sizin nasıl biri olduğunuzu değil de, onun nasıl biri olduğunu gösterecektir.

7.Birinin sizi sevmemesi ölümcül değildir.

Kendimize sık sık bu soruları sorarız ”Acaba onun arkadaşları beni beğenecekler mi? /Arkadaşımın ailesi beni sevecek mi? /Hocalarımın hoşuna gidecek miyim?” Bu tabii ki normal bir şeydir ama bu soruların sizi idare etmesine ve sizi değiştirmesine izin vermeyin. Kendiniz olun ve ortama uygun saygılı bir şekilde davranın. İnsanlara karşı iyi olup gülümsedikten sonra sizin hakkınızda negatif bir şey düşünürlerse bile bu sadece onların sorunu olacaktır. Bu durumun sizi öldürmeyeceğinden emin olabilirsiniz.
Hayat böyledir ve herkesin hoşuna gitmeniz mümkün değildir. Güneş değilsiniz ve herkesi ısıtamazsınız maalesef. İnsanların ne düşündüğünü düşünerek vaktinizi boşa harcamak yerine kendi düşüncelerinize önem vererek nasıl mutlu olursanız o şekilde hayata devam etmeye çalışın. Bu makaleyi de Coco Chanel’in sözleriyle bitirelim.
” Benim hakkımda ne düşündüğünüz umrumda bile değil. Ben sizin hakkınızda düşünmüyorum bile.” Coco Chanel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir